Ayağınızı yorganınıza göre uzatın… – Cut your coat…

Hazırgiyim imalatçısı Narkonteks Yönetim Kurulu Başkanı Toygar Narbay ve Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Narbay ile bir röportaj

An interview with Toygar Narbay, Chairman of the Board at clothing manufacturer Narkonteks

Ayağınızı yorganına göre uzatmanız, küresel hazır giyim pazarında Türk tekstil endüstrisine güçlü bir ün kazandırmaktadır. Toygar Narbay ve Tolga Narbay, Narkonteks’in büyüme hikâyesini ve Türkiye’nin ilerleyen tekstil endüstrisinde bulunmanın başarılarındaki rolünü anlatıyor. İkisi için de etkin bir tedarik zincir yönetimi, zorlayıcı bir öneri oluşturmada çok önemli. Hem önde gelen uluslararası markalara üretici olarak hem de kendi markalarını büyütmede…

Cutting your coat according to your cloth is giving the Turkish textiles industry a strong reputation in the global clothing market. Toygar Narbay tells the story of Narkonteks’ growthand the role being located in Turkey’s booming textile industry has played in the company’s success. Effective supply chain management has been vital in building a compelling offering –  both as a manufacturer for leading international brands and in developing its own brand.

Martijn Lofvers ve Greg Thompson tarafından

By Martijn Lofvers and Greg Thomson

Narkonteks’in geçmişini anlatabilir misiniz?

Could you tell me about the history of Narkonteks?

2003 yılında, Fruit of the Loom’un en büyük tedarikçisiydik. Ancak 2004’te diğer tüm Türk şirketleri gibi ABD pazarından çıkartıldı. Çünkü dolar değerini kaybetti. Sonuç olarak, biz de işlemleri durdurmak ve başka imkânlar aramak zorunda kaldık. Ben şirketi kapatmaya karar verdim. Tüm tazminatları ve tedarikçi borçlarını ödedim, ticarete son verdik. Sonra 2005 yılında, ortaklarımdan şirketi satın aldım ve aynı yılın Nisan ayında tekrar açtım.

O sıralarda, Hollandalı uzman tekstil şirketi olan TenCate tedarik zincirlerini değiştireceklerdi. Tüm materyallerini Hollanda’da satın alıp üretiyorlardı ve üretim için Macaristan, Romanya, Ukrayna gibi düşük maliyetli ülkelere gönderiyordu. Daha sonra da dağıtım için ürünleri Hollanda’ya geri gönderiyordu. 2005’te TenCate için üretime başladık.”

“The company was established in 2001. From 2001 until the end of 2004 the production was done in a traditional mass-production manner for one of the world’s biggest underwear brands from the USA. During those years, the company was selected as the “Best Supplier of the World”. The company’s main competitive advantage at that time was the low prices based on the cost of labour and high efficiency. There were less variations on styles combined with high production quantities.

In 2004, the Fed’s dollarisation strategy was starting to have an effect on the local currencies against the USD. As in all developing countries, the cost of labour increased in Turkey and the company lost its main competitive advantage. After this development, we realised that the company strategy had to change from a ‘price-centric’ organisation to a more value-added product and services organisation. That meant that we had to change the IT infrastructure, the machinery set-up, the organisational chart and to apply lean principles within the company.

At the end of 2004, we had to stop the operations for the US market and we started to explore alternative possibilities. We were trying to find a suitable partner to produce a wide range of underwear products in small quantities and with shorter lead times. At that time, we found our production partner who was also looking for a solution for their own supply chain. They were buying or producing all their materials in The Netherlands, shipping them to low-cost countries like Hungary, Romania and Ukraine for manufacturing and then shipping the products back to The Netherlands for distribution. It was a very long journey for an item of underwear! We started to work with them in 2005 and we have been working as a strategic partner for production ever since.”

Ve şuan kendi markanız var, Blackspade öyle değil mi?

And now you have your own brand, Blackspade?

“Evet, Blackspade. 2007’de TenCate’e önce yurtiçi sonra uluslararası olarak kendi markamı dağıtabilir miyim diye sordum, onlar da olur dedi. 2007 yılında başladık, şimdi de Türkiye’de 650 bağımsız mağazaya dağıtım yapmaktayız. Sonrasında, Boyner ve YKM gibi zincir mağazalara satış yapmaya başladık ve şimdi mağaza içinde mağaza konseptini kullandıkları yerlerinin 200’ünde bulunmaktayız. Ticari fuarlar aracılığıyla da, Türkiye dışında distribütörler bulduk ve sonuç olarak şimdi 18 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu sene ABD’de bir depo ve ofis açtık. Nisan ayının sonunda orada dağıtıma başladık.”

“Yes, in 2007, in order to increase our research and development capacities, we decided to start our brand called Blackspade. It is now the seventh year of Blackspade and we are distributing to 650 independent stores and selling through the chain stores Boyner and YKM in Turkey. Through trade fairs, we found distributors outside of Turkey and we are now exporting to 18 countries in Europe and the Middle East. Earlier this year we opened an office and a warehouse in the US. We also started distribution there at the end of May.”

Marka için neden Türkçe yerine İngilizce bir isim seçtiniz?

Why did you choose an English name for the brand rather than a Turkish one?

“Çünkü eğer uluslararası bir marka olmak istiyorsan, tüm açılardan uluslararası olmalısın. Adınla, nasıl düşündüğünle ya da müşteriler tarafından nasıl görüldüğünle. Blackspade’i yalnızca bir ülke için üretmiyoruz.”

“If you want to be an international brand, you have to be international in all respects: in terms of your name, how you think, andhow you are seen by your customers. We’re not producing Blackspadefor just one country.”

Read the entire article in Turkish.

>> To download the article in PDF, please click on the red button and fill in the fields to activate the green download button.

Download: Interview with Toygar Narbay

I accept the Terms & Conditions